Stefan Zweig

Yakıcı Sır

    Türkü Erezalıntı yaptı5 yıl önce
    yıllarında benimle beraber olmuş, sıcak vücudunun bütün kıvraklığı ile bana yaslanmış, uzun gecelerde soluğu soluğuma karışmış bir kadın benden kopuyordu da, benim kılım bile kıpırdamıyordu. Ben hiç direnmiyor, onu yeniden kazanmak için hiçbir şeye başvurmuyordum. Bu kadının temiz bir içgüdü ile gerçek insanda çok olağan saydığı o bir sürü şeyden hiçbiri yoktu benim duygularımda. İçimde başlayan uyuşmanın çok ilerlemiş olduğunu o gün fark ettim.
    Akıp giden parlak sular üstünde kayıyor, hiçbir şeye tutunamıyor, kök salamıyordum. Bu soğuyuşta bir ölüşün, bir cesetleşmenin başladığını çok iyi biliyordum. Çürüyüşün kötü kokusu henüz çıkmamıştı, fakat önlenemeyecek bir uyuşma, bir katılaşma, korkunç ve buz gibi bir duygusuzluk, dış çöküşten öncenin, vücudun gerçek ölümünden önceki dakikalar başlamıştı.
    EdimselDenklemalıntı yaptı6 ay önce
    Daha iyi insan olduğumu iddia edecek değilim. Sadece daha mutlu olduğumun bilincindeyim. Artık hiçbir şeyi yasaklamıyorum kendime. Çünkü toplum düzeninin ölçülerini ve biçimlerini önemsemiyorum. Ne başkalarından, ne de kendi kendimden utanıyorum. Onur, suç, engel gibi sözler cansız ve tenekemsi bir anlam oluverdi art
    EdimselDenklemalıntı yaptı6 ay önce
    , ben yaşamış, fakat yaşamanın tadını çıkarmayı göze alamamıştım.
    Ömer Erkalalıntı yaptı3 yıl önce
    u. Kaplan avları, koyu tenli insanlar, Hindular ve binlerce i
    Elif Iscenalıntı yaptı4 yıl önce
    Kendi benliğini bulan kişi şu dünyada hiçbir şeyi yitirmez. Kendi içindeki insanı tanımış olan bütün insanları da tanır...
    Elif Iscenalıntı yaptı4 yıl önce
    Sanıyorum ki, alınyazısının çizdiği yolu bir sır olarak yaşayan kişi hayatı gerçekten yaşar.
    Elif Iscenalıntı yaptı4 yıl önce
    o geceye çıkarken bunu unutmuştum, bir yerlerde, son bir köşede, bu en son kişilerin hâlâ beklediğini.
    Elif Iscenalıntı yaptı4 yıl önce
    Kendi içlerine kapanmış yapayalnız kişiler için, korkularının tutulacak bir dayanak olduğunu bilmek –tutuna tutuna pek kirlenmiş, eskilikten aşınmış ve paslanmış, çürümüş de olsa– ne mükemmel idi. Battığım yalnızlığın en alt basamağından sendeleyerek
    Elif Iscenalıntı yaptı4 yıl önce
    Yalnız bırakılmışların umursamazlığı ile akıp gidiyordu yaşamı.
    ytrewqalıntı yaptı5 yıl önce
    yarışlarına katılamayacak, böyle önemli bir günde tanınmış bir bayan ve ünlü bir güzel rolünü oynayamayacaktı
    ytrewqalıntı yaptı5 yıl önce
    Stefan Zweig, Freud psikoanalizini uyguladığı öykülerinde olay ve kişi davranışlarını, kişilerinin düşün dünyalarını, en önemsiz sayılabilecek ayrıntılara kadar işlerken yalın bir lirizm, vurucu bir gerilim sağlamayı ustalıkla başarır. Öykülerinde uyguladığı tahlilci anlatım üslubunun doruğuna bazı romanlarında da varmıştır.
    ytrewqalıntı yaptı5 yıl önce
    “Aydınlıkla karanlığı, savaşla barışı, yükselişle alçalışı yakından tanımış olan kişi, hayatı gerçekten yaşamış sayılır...”
    ytrewqalıntı yaptı5 yıl önce
    generaller büyük alanlarda birer anıt olduğu gün insanlar daha özgür ve mutlu olacaktır,”
    Türkü Erezalıntı yaptı5 yıl önce
    Bağlılığın ne olduğunu bilen de düzeltmeye kalkmaz, beni anlar. Kendi benliğini bulan kişi şu dünyada hiçbir şeyi yitirmez. Kendi içindeki insanı tanımış olan bütün insanları da tanır...
    Türkü Erezalıntı yaptı5 yıl önce
    dünyamın ne kadar ölmüş olduğunu hiç kimse bilmedi. Bu anda nasıl canlı olduğumu da hiçbir zaman bilemeyecekler.
    Türkü Erezalıntı yaptı5 yıl önce
    Bütün bu boş veren kendimi beğenmişlik, milyonlarca ve milyonlarca kardeş insanı görmezcesine geçip gidişin, sadece kendi dar parıltılı çevremin başarı ve zevklerine dalmış olmamın cezasını şimdi yerin dibine geçerek oturuşumla şurada çekmekteydim.
    Türkü Erezalıntı yaptı5 yıl önce
    yerde insanlara karışamıyor, koca yığında, akan sularda bir damla zeytinyağı örneği ayrı kalıyordum. Bunun farkındaydım.
    Türkü Erezalıntı yaptı5 yıl önce
    Pek yaban bir yanım olacaktı ki, hiçbir
    Türkü Erezalıntı yaptı5 yıl önce
    susuzluktan kıvranan biri gibiydim. Ve çevremdeki yabancılığın sağdan sola her an okşayarak –cıva yuvarcıkları örneği– bir araya gelip benimle birleştiğini, baktıkça artan bir üzüntü ile görüyordum.
    Türkü Erezalıntı yaptı5 yıl önce
    andan sonra, hastalığını ilgi ile izleyen bir hasta gibi dikkatle gözledim. O günden az sonra ölen bir dostumun tabutu arkasından yürürken kendime bir kulak verdim. Çocukluk günlerinden bu yana çok yakını olduğum bu insanı yitirmiş olmak bilincimde bir değişiklik yapmış mıydı, duygularım nasıldı? Hiçbir kıpırdanma yoktu. Olayları aydınlatıp da içine giremeyen camdan bir şey gibiydim. Bu ölüm nedeniyle ve buna benzer başka olaylarda biraz duygulanayım diye aklımı kullanarak duygulanmaya zorladım kendimi, fakat ruhum öyle taşlaşmıştı ki hiç karşılık bulamadım.
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)