Kitaplar
Yavuz Bahadıroğlu

Çelebi Mehmed

Artık yıkıldı sanılan bir devleti, yıllarca süren karmaşa döneminden çıkaran ve onu tekrar büyük bir devlet haline getiren Çelebi Mehmed, kendisinden sonra yakalanan bütün başarıların baş mimarıdır. Taht kavgalarına son verip, idareyi tekrar düzen altına almak; saldırmak için fırsat kollayan düşmanlara karşı tekvücud olup tekrar mücadeleye başlamak, Çelebi Mehmed döneminin görmezden gelinemez başarılarıdır. Bu yönüyle Çelebi Mehmed'i anlamak, gecenin en karanlık olduğu anlarda bile gündüzün hayalini kurabilen bir insanı anlamaktır. Ve bugün, bizim en çok ihtiyaç duyduğumuz şey de, belki budur.
93 yazdırılmış sayfalar
Bunu zaten okudunuz mu? Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?
👍👎

Alıntılar

    Faik Eryaşaralıntı yaptı3 yıl önce
    Karamanoğlu II. Mehmed idi...

    Vaktiyle Çelebi Sultan’ın, kardeşi Musa Çelebi ile uğraşmasını fırsat bilip müthiş bir kin ve nefretle Bursa’yı muhasara etmiş, Bursa halkı ile el ele veren İvaz Paşa’nın müdafaa hattını yaramayınca daha çok öfkelenmiş ve insanlığın yüzünü kızartacak bir şenaate başvurmuştu.

    Cennetmekân Yıldırım Bayezid’in türbesini –bazı tarihlere göre de mezarından çıkardığı kemiklerini– yakmaya kalkışmıştı.[23] Tam o sırada Musa Çelebi’nin naşı gömülmek üzere Bursa’ya gönderildi. Fena halde ürken Karamanoğlu II. Mehmed geri çekilmeye davranmışken “Harman Danası” namıyla maruf tok sözlü nedimi karşısına dikildi:

    “Sultanım,” dedi. “Osmanoğlu’nun ölüsünden böyle kaçarsın, ya dirisi gelse halin nice olurdu?”[24]

    Bu, hakikatin ta kendisi olan sözler Karamanoğlu’na çok dokunmuş olmalı ki adamı oracıkta astırdı.

    Korkmakta haklıydı. Çünkü kardeşler arasındaki mücadelenin anaforunda Bursa’yı işgale gelmişti. Musa Çelebi’nin naşı gönderildiğine göre, mücadele bitmiş, korkulu rüyası Çelebi Mehmed tahta çıkmıştı. Bursa önlerinde eğleşip amansız kılıcına lokma olamazdı.
    Faik Eryaşaralıntı yaptı3 yıl önce
    Bunu yapamasaydı Osmanlı tarihçileri ona “Tatar tufanının tehlikeye düşürdüğü devlet gemisini kurtaran Nuh”[21] unvanını verirler miydi?
    Faik Eryaşaralıntı yaptı3 yıl önce
    Mesela, bir gün Fatih Sultan Mehmed, torunlarının sünnet düğününde, hepsine tek tek, büyüyünce ne olmak istediklerini sormuş, hepsinden de aynı cevabı almıştı:

    “Dedemiz gibi padişah olmak isteriz”[5]

Kitap raflarında

    ummadov
    Hazynam
    • 55
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)