Kitaplar
Namık Kemal

İntibah

Sanki kader ressamı, daima birbirine musallat olan ve biri diğerinin pençesinden kurtulmamaları gereken, vefa, ihanet ve intikam karakterlerini bir göz alıcı bir levha üzerinde toplamış; vefayı, her türlü hüznü, her türlü talihsizliğiyle Dilâşub’da; ihaneti, hayatının her türlü iğrençliğini, her türlü kötü sonuyla Mahpeyker'de, intikamı, her türlü şiddeti, her türlü dehşetiyle Ali Bey'de canlandırmıştı…

Orada bulunanların hepsi ağlaşmaya başladılar. İçlerinden en fazla etkilenen olan Mesud Efendi idi ki, Ali Bey, sözünün her cümlesini bitirdikçe "İnanınız vallahi doğrudur. Zavallı çocuk, beni dinlesen ne olurdu!" diyerek ümitsizce feryat eder, bir de Mahpeyker'in kanlı cesedini ayaklar altında aşağılardı. Zavallı adam, Beyi kurtarmak için mümkün olan elden gelebilecek yardımın hiçbirinde kusur etmedi. Fakat kayırma kabul edilemeyecek bir durum olduğundan, zaptiyeler Ali Beyi götürdüler. Mesud Efendi ise en son insanlığını, Dilâşub'u Fatma Hanımefendi'nin yanına defnettirmek hizmetinde bulunarak gösterdi. Hırvat, yakalanıncaya kadar aldığı yaraların etkisiyle, daha sorgu altındayken geberdi.

Abdullah Efendi, olanları duyduğu zaman o türlü kötülerin hiçbir zaman kurtulamadıktan zayıf kalplilik sebebiyle korkusundan öldürücü felç geçirdi. Yalnız, Ali Bey, birkaç ay hapiste kalarak, hükümet izin verdikçe annesinin mezarına gider; orada gerek onun ve gerek Dilâşub'un kara topraklarını gözlerinin yaşı ile ıslatırdı!

Ne faydası var ki, bu pişmanlık zavallının altı ay içinde kederle mahvolmasından başka bir şeye yaramadı.

Meşhurdur ki:

SON PİŞMANLIK FAYDA VERMEZ
154 yazdırılmış sayfalar

Diğer versiyonlar

Bunu zaten okudunuz mu? Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?
👍👎

İzlenimler

    b5571322770bir izlenim paylaşıldıgeçen yıl

    İyi

Alıntılar

    Anna Denealıntı yaptı7 ay önce
    bulurdu ki ayın etrafında görünen halka uzayan şekline girse ancak buna denk olabilirdi. Boyu bir kadına yakışacak derecede uzun ve her erkeğe çekici gelecek derecede narin olan beli, on iki yaşında bir çocuğun koluyla tamamen sarılacak kadar inceydi.
    Anna Denealıntı yaptı7 ay önce
    Dilâşub, saçları sırma gibi parlak sarı, alnı duygularının saflığının yansıttığı bir ayna denecek kadar düz ve beyaz, kaşları saçlarına oranla biraz kumrala dönük ve biraz kalın olmakla beraber biraz da kavisli, gözü orta mavi, son derece sevgi uyandıracak şekilde mahmur, yüzü sevgi anlatımı taşıyan bir soluk beyaz üzerine parlak bir gül pembeliğine benzer bir renk ile süslü, yüzünün rengindeki saflıkla uyumundaki güzellik, açılmasına bir gün kalmış bir zambak goncasına benzer; dudaklarının gerek inceliği ve gerek pembeliğinin parlaklığı, birbirine sarılmış iki gül yaprağını andırarak aralarından inci dişleri çiy damlası gibi görünür; çenesi daha yaprakları perişan olmamış bir beyaz katmer gül gibidir.

    Hele gerdanı, şeffaflığından dolayı damarlarının dışarı yansıyan tatlı rengiyle öyle bir güzellik
    Anna Denealıntı yaptı7 ay önce
    Mesud Efendi, Mahpeyker’i rahatsız eden esmer zattır

Kitap raflarında

    b1084713162
    My favorite
    • 1
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)