Erol Özbilgen

Bütün Yönleriyle Osmanlı Adab-ı Osmaniyye

«Usuller, kanunlar, kurallar, teşrifat, yöntem, edep, terbiye, saygı, sıra, töre, erkan, intizam, inzibat, itaat, zabt-ürabt…» gibi geniş bir anlam kapsamı olan “adab” sözcüğü, Osmanlı kültüründe devlet ve toplum hayatının ilişkilerini düzenleyen yarı kutsal bir “simge-kavram”dır. Olaylara katkısı katalizor niteliğinde olduğundan varlığıı her zaman açıkça görülemez, bazan yalnızca sezinlenir. Ne var ki etkisi dikkate alınmazsa, tarihsel gerçeklerin üstü örtülü kalabilir. Örneğin öteden beri “devletin mutlak sahibi” olarak tanıtılan Osmanlı padişahının aslında yetkilerini, davranışlarını sınırlayan, kararlarının yönlendirilmesine, yaptıklarının irdelenmesine olanak sağlayan kendisinin de saygıyla itaat ettiği bir Hanedan-ı Al-i Osman adabı vardır. Kitabın konuları bu bağlamda ve çağdaş yorumlar eşliğinde ele alınmıştır. Örneğin “Halk” konusunda bir yandan “Millet” ve “Beraya-Reaya” gibi İslam-Osmanlı kültürüne ait klasik ayırımlar yapılırken toplumsal gerçeklik olarak yaşanan “Soyluluk” ve «Kölelik” gibi statüler de özgün bölümler biçiminde ayrıca incelenmiştir. Ya da Osmanlı şehirleri anlatılırken «iç göçler, mahalle örgütlenmesi, asayiş, denetimler…” gibi teknik konularla birlikte "çocuk hakları, halk eğlenceleri, halk takvimleri, dilenciler, hayvan ve çevre sevgisi,…” gibi psiko-sosyal açıdan önemli ayrıntılara da özel yer ayrılmıştır. Başka bir deyişle içeriğin kurgusu Osmanlı kimlik ve kişiliğinin niteliklerini, özelliklerini otantik biçimleriyle aktaracak, olguları ise çağdaş ölçütlerde değerlendirecek biçimde düzenlenmiştir.
1.048 yazdırılmış sayfalar
Yayınlanma yılı
2009
Bunu zaten okudunuz mu? Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?
👍👎

İzlenimler

    Erhan İpekçilerbir izlenim paylaşıldıgeçen yıl
    👍Okumaya değer
    💩Kati
    🙈Üzerimde Kayboldu
    🔮Gizli Derinlikler
    💡Çok Şey Öğrendim
    🎯Değer
    💞Bayıldım
    🐼Süslü

    Hayatımda gördüğüm en kapsamlı Osmanlı yapısını anlatan kitap bu olabilir. En kucuk ayrıntılara kadar anlatmış. Sevdim ama yavas okunan bir kitap bence , çünkü cok bilgi var gerçekten.

Alıntılar

    Erhan İpekçileralıntı yaptıgeçen yıl
    Kadıların hukukî görevleri386 genel olarak cezâ ve hukuk davalarına bakmak, şeriye sicillerini tutmak, vâsisi olmayanların hakkını korumak, evlilik çağına gelince onları evlendirmek, miras taksimi yapmak, yetimlerin ve gaib kimselerin mallarını korumak, vakıf malların tescilini yapıp mütevelli heyetini denetlemektir.
    Erhan İpekçileralıntı yaptıgeçen yıl
    Dîvân-ı Hümâyûn’u bazı yönleriyle parlamenter sistemlerdeki kabine’ye de benzetmek mümkündür.307 Dîvân-ı Hümâyûn’u Padişah adına yöneten, mühürünü haiz vekili sadrazam’a bazı yetkiler verilmemiş, bazıları ise kısıtlanmıştır.308 Örneğin mâli konularda başdefterdar’ın yetkileri sadrazam’dan fazladır. Ancak sadrazam’la görüşmeden re’sen, kendi başına karar veremez. Her konuda önemli işler en yüksek yetkilileri olan erkân Dîvân’a çağrılarak ve onların da görüşleri alınırdı. Bununla beraber Padişah’ın vekili olan sadrazam Dîvân üyelerinin oylarına karşıt karar da verebilir. Ancak Dîvân’da alınan kararlar Padişah tarafından onaylanmazsa geçerli olamazlar.
    Erhan İpekçileralıntı yaptıgeçen yıl
    Yüzyıllar boyunca haftada dört kere toplanan Dîvân-ı Hümâyûn’da devletle ilgili bütün işler görülür ve herkes doğrudan doğruya başvurabilir.3
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)