Halit Ertuğrul

Kendini Arayan Adam

Bir sonbahar günü Kayseri'den otobüse binmişti. Bir ideoloji uğruna geçen altmış yıllık hayatı, otobüs yolculuğunda tanıştığı genç öğretmenin anlattıklarıyla birden alt üst oldu. Bir yolcuyla yaptığı sohbetin hayatını bu kadar kökten değiştireceğini nereden bilebilirdi? Sabaha kadar devam eden sohbetin sonunda o artık bambaşka bir insandı. Neler konuştular, bir insanı bu kadar derinden etkileyebilecek konular nelerdi? Bu gerçek hayat hikayesinin sonu nereye vardı? Halit Ertuğrul'un 300.000 satan ve altı dile tercüme edilen kitabı, sizin de hayatınızda yeni sayfalar açacak.
110 yazdırılmış sayfalar
Bunu zaten okudunuz mu? Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?
👍👎

İzlenimler

    b7748466645bir izlenim paylaşıldı3 ay önce
    👍Okumaya değer
    🔮Gizli Derinlikler
    💡Çok Şey Öğrendim
    🎯Değer
    💧Duygusal

    Rafael İlhamoglubir izlenim paylaşıldı3 yıl önce
    👍Okumaya değer
    🔮Gizli Derinlikler
    💡Çok Şey Öğrendim
    🎯Değer
    🚀Elden Düşmeyen

Alıntılar

    Rafael İlhamoglualıntı yaptı3 yıl önce
    Toplum hayatındaki bütün ahlaksızlığın ve karışıklıkların kaynağı iki kelimedir, diye cevap verdim:

    Birincisi: “Ben tok olduktan sonra, başkası açlıktan ölse bana ne.”

    İkincisi: “Sen çalış, ben yiyeyim.”

    Toplum hayatını parçalayan bu görüşler, zekâtın verilmemesi ve faizin devam etmesiyle kendini gösterir. Bu iki hastalığı tedavi edecek tek çare; zekâtın bir kanun şeklinde verilmesi ve faizin terk edilmesiyle mümkündür. Çünkü insanlarda, zengin ve fakir olmak üzere iki tabaka vardır. Zenginlerin fakire karşı merhamet ve ihsan; fakirden zengine karşı hürmet ve itaati temin edecek olan tek şey zekâttır. Yoksa zenginlerden, fakirlere karşı zulüm iner, fakirlerden ise zengine karşı isyan ve kin çıkar. Böylelikle bu iki tabaka sürekli kavga içinde olur.
    Rafael İlhamoglualıntı yaptı3 yıl önce
    Toplum hayatındaki bütün ahlaksızlığın ve karışıklıkların kaynağı iki kelimedir, diye cevap verdim:

    Birincisi: “Ben tok olduktan sonra, başkası açlıktan ölse bana ne.”

    İkincisi: “Sen çalış, ben yiyeyim.”
    Rafael İlhamoglualıntı yaptı3 yıl önce
    Misafirimizin, ahiret âlemlerinin neden görülmediği hususundaki sorusuna da aynı eserlerden okuduğumuz şu cümlelerle cevap verdik:

    – Perde-i gayb içindeki âlem-i ahirete ait menzilleri dünya gözümüzle görmek ve göstermek için ya kâinatı küçültüp iki vilayet derecesine getirmeli veyahut gözümüzü büyültüp yıldızlar gibi gözlerimiz olmalı ki yerlerini görüp tayin edelim.

Kitap raflarında

    Elif Cüce
    Hhhhhh
    • 1
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)