Kitaplar
Süleyman Yılmaz

Sürdürülebilir Tarım Mümkün mü

Tarım, ülkemizde pek çok tartışmalarla sürekli gündemde. Liberal ve sol görüşler öteden beri «nasıl bir tarım istiyoruz» odağında tartışılıp duruyor. Elinizdeki kitap bu anlamda bir ilk. Çünkü tarım meselesine «yeşil politika» perspektifinden bakıyor. Yeşillerin karakteristik özelliği, eleştirinin ötesine geçip, uygulanabilir çözüm önerileri sunmaları hatta bu uygulamaların dünya üzerindeki başarılı örneklerini göstermeleridir. Süleyman Yılmaz, yeşil politikanın, hareketten partiye, Türkiye'deki bütün aşamalarına aktif olarak katılmış, ziraat kökenli bir aktivisttir. Sürdürülebilir Tarım Mümkün mü, Yeşil Hareketin pek çok etkinliğinde tartışılarak oluşturulmuş görüşleri özetliyor. Başka ve sürdürülebilir tarımsal üretimin nasıl oluşturalacağını ortaya koyuyor.
79 yazdırılmış sayfalar
Yayınlanma yılı
2014
Bunu zaten okudunuz mu? Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?
👍👎

İzlenimler

    Elvin Ahmadovbir izlenim paylaşıldı5 yıl önce
    🎯Değer

    Kapitalizmin dünyamızı günbəgün necə bir ekoloji fəlakətə apardığı ilə bağlı kitabdı.qısadı ancaq maraqlıdı.hər kəs mövcud iqtisadi sistemin bəşəriyyəti hansı gələcəyə apardığını bilməlidi.

Alıntılar

    Elvin Ahmadovalıntı yaptı5 yıl önce
    Doğa şimdiye kadar kendi dinamikleri içerisinde kendi modellerini oluşturmuştur. Biz, insan toplulukları olarak bu modellere uyduğumuz sürece sürdürülebilir bir tarım ve yaşam biçimi oluşturabiliriz
    Ercan Karaalıntı yaptı2 yıl önce
    Endüstriyel tarım şöyle tanımlanabilir: Üretenin kendi ihtiyacını karşılamak için değil, pazara yönelik olarak ve kâr amacı güderek yaptığı, üretim sürecinde kimyasal maddelerin, gübre, ilaç, hormon, makine, petrol, kredi gibi dışarıdan sağlanan girdilerin yoğun olarak, kol emeğinin ve hayvanların ise daha az kullanıldığı, tek tip ürün yetiştirilmesi (mono kültür) ile doğanın ekolojik dinamiklerini fazla dikkate almadan yapılan tarımsal üretim şekli.
    Ercan Karaalıntı yaptı2 yıl önce
    Tarımsal üretimi artırmak için uygulanan politikalar pek çok alanda ekolojik yıkım yaratmıştır. Bunları aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:
    1- Topraklar: Dünyanın ekilebilir topraklarının tamamı tarıma açılmış ama son yıllarda bu alanlar özellikle endüstriyel tarımım yıkıcı etkilerinin sonucu azalmaya başlamıştır. Erozyon, tuzlanma ve kuraklık artmış, endüstriyel tarım yüzünden toprağın doğal yapısı değişmiştir. Kimyasal kirlenme hem sanayi, hem de tarımsal kaynaklı olarak artmıştır. Kentleşme, turizm ve sanayi tarafından özellikle birinci sınıf tarım alanları geri dönüşümsüz bir şekilde yok edilmektedir.
    2- Sular: Endüstriyel tarım nedeniyle yer üstü ve yer altı su kaynakları kurumaktadır. Kuraklık kalıcı ve geri döndürülemez gibi görünmektedir. Sulak alanlar ve buralardaki yaşam, artan tarım alanı ve su ihtiyacı nedeniyle yok edilmektedir. Artan sanayi ve kentsel su ihtiyacı tarımsal alanda kullanılabilecek suyu çekmekte, sınai ve kentsel su kullanımının hem payı hem de miktarı artmaktadır. Küresel ölçekte zenginleşen ülkelerde bireyler kişisel olarak daha fazla su tüketmektedirler bu oranlar bazen ortalama sekiz kattan daha fazla olabilmektedir.2
    3- Köylü nüfus: Dünya nüfusunun yarısı kentlerde yarısı köylerde yaşamaktadır.(Şekil 2) Tarih boyunca kentleri besleyen kırsal alanlar artık besleyemez duruma gelmiştir. Tüm dünyada uygulanan küresel politikalar dinamik kırsal nüfusu yoksullaştırmakta ve ucuz işgücü olmaları için kentlere akmalarını devam ettirmektedir. 2013 verilerine göre Türkiye’de nüfusun %18’i kırsal bölgelerde yaşamakta, tarımla uğraşan nüfusun iktisaden faal toplam nüfus içindeki payı ise yaklaşık %5’dir. Geleneksel köylü yaşam biçimleri ve bilgeliği giderek yok olmaktadır.
    4- Ormanlar: Yangınlar, yapılaşma, turizm, yeni tarım alanlarının açılması ve endüstrinin kereste ihtiyacı nedeniyle ormanların alanı ve kalitesi hızla azalmaktadır. Tüm dünya ormanlarının üçte ikisi yok edilmiştir Barındırdıkları biyoçeşitlilik ve doğal yaşam yok olmaktadır. Ormanların yok edilmesi, suyun tutulmasına ve toprağın esas canlılığını sağlayan yüzeysel topraklarda kayba yol açmaktadır.
    Dünya Köy ve Kent Nüfusu,1950-2010,
    2015 için tahmin

    Şekil 2 Dünya nüfusun köy/kent oranı.
    5- Okyanuslar ve Denizler: Aşırı avlanma sonucu balık yataklarının yüzde 70’i3 tükenmiş durumdadır. Kalan yataklarda sürdürülebilir balıkçılık yapmak mümkün değildir. Endüstriyel tarımdan kaynaklanan erozyon sonucu taşınan toprağın verimli üst tabakaları, gübre ve kimyasal artıklar okyanusların tabanını örtmekte ve denizlerde ölü alanlar oluşturmaktadır. Hidroelektrik santrallar gibi uygulamalarla karalardan denizlere mineral ve besin maddelerinin taşınması engellenerek deniz yaşamının fakirleşmesine neden olmaktadır.
    6- Hayvanlar: Endüstriyel tarım uygulamalarına paralel şekilde yapılan endüstriyel hayvancılık, hayvanları et süt makinelerine dönüştürmüştür durumdadır. Hem hayvan sağlığı hem de insan sağlığı her yönden tehdit altındadır. Örneğin deli dana hastalığı gibi sonuçlar

Kitap raflarında

    b6482097944
    Ali
    • 41
    Kenan Mehdiyev
    Important
    • 7
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)