Geveze

Hayata Dair

Eski bir söz vardır, söz uçar yazı kalır diye. Bizim işimiz sözledir tam on dört senedir her gün bir şeyler anlattık sizlere dilimiz döndüğünce. Sorun ne anlattın diye? Uçtu gitti ama bu kitaptakiler hep kalacak. Belki de ileride bir gün mesela yirmi yıl sonra biri sahaflarda bu kitabı bulup alacak… Düşüncesi bile heyecan verici… Son olarak da sizlere bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Son on dört yılda bana yaşattıklarınız ve sevginiz için…
67 yazdırılmış sayfalar
Yayınlanma yılı
2003
Bunu zaten okudunuz mu? Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?
👍👎

İzlenimler

    b0981019126bir izlenim paylaşıldı2 yıl önce
    👍Okumaya değer

    Hasan Tanrıkoloğlubir izlenim paylaşıldı2 yıl önce
    👍Okumaya değer
    💡Çok Şey Öğrendim

    merveneriman özkanbir izlenim paylaşıldı2 yıl önce
    👍Okumaya değer
    💡Çok Şey Öğrendim
    💞Bayıldım

Alıntılar

    b6923066054alıntı yaptı2 yıl önce
    Kim daha çok düşünüyor, kim daha iyi biliyor,

    Kim daha ileriyi görüyorsa o kazanır.

    İşte hayat budur...”
    Erdem Yeşilyurtalıntı yaptı8 ay önce
    Bir gün insan virgülü kaybetti; o zaman zor ve uzun cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı; cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Sonra ünlem işaretini kaybetti; alçak bir sesle ve ses tonunu değiştirmeden konuşmaya başladı. Artık ne bir şeye kızıyor ne de bir şeye seviniyordu. Hiçbir şey onda en ufak bir heyecan uyandırmıyordu.
    Bir süre sonrada soru işaretini kaybetti ve artık soru sormaz oldu. Hiçbir şey onu ilgilendirmiyordu; ne evren, ne dünya, ne de kendi apartmanı umrundaydı. Birkaç yıl sonra, iki nokta üst üste işaretini kaybetti ve olayların nedenlerini başkalarına açıklamaktan vazgeçti. Ömrünün sonuna doğru elinde yalnız tırnak işaretleri kaldı.Kendine özgü tek düşüncesi yoktu. Yalnız başkalarının düşüncelerini aktarıyordu. Düşünceyi unuttu ve böylece son noktaya ulaştı...
    Erdem Yeşilyurtalıntı yaptı8 ay önce
    gün insan virgülü kaybetti; o zaman zor ve uzun cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı; cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Sonra ünlem işaretini kaybetti; alçak bir sesle ve ses tonunu değiştirmeden konuşmaya başladı. Artık ne bir şeye kızıyor ne de bir şeye seviniyordu. Hiçbir şey onda en ufak bir heyecan uyandırmıyordu.
    Bir süre sonrada soru işaretini kaybetti ve artık soru sormaz oldu. Hiçbir şey onu ilgilendirmiyordu; ne evren, ne dünya, ne de kendi apartmanı umrundaydı. Birkaç yıl sonra, iki nokta üst üste işaretini kaybetti ve olayların nedenlerini başkalarına açıklamaktan vazgeçti. Ömrünün sonuna doğru elinde yalnız tırnak işaretleri kaldı.Kendine özgü tek düşüncesi yoktu. Yalnız başkalarının düşüncelerini aktarıyordu. Düşünceyi unuttu ve böylece son noktaya ulaştı...

Kitap raflarında

    Ziya Kalafat
    Genel
    • 42
    • 1
    mtunik
    Mt
    • 11
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)