Kitaplar
Yavuz Bahadıroğlu

II. Murad

Hz. Ebu Eyyub El-Ensari'den Fatih Sultan Mehmed'e uzanan çizgide sondan bir önceki halka: Sultan II. Murad… O'nun vazifesi, oğluna yol açmak, asırların rüyasını gerçekleştirmesine imkân ve zemin hazırlamaktı. Ve bunu layıkıyla başardı. Geleceğin Fatih'ine baba oldu, onu gerçekten “Fatih” olacak liyakatte yetiştirdi ve kendi döneminde ülke sınırlarını emniyete alarak Konstantiniye'nin fethine uzanan köprüyü genişletti. Artık Fatih Sultan Mehmed, peygamber müjdesini tahakkuk ettirebilirdi.
94 yazdırılmış sayfalar
Bunu zaten okudunuz mu? Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?
👍👎

Alıntılar

    Faik Eryaşaralıntı yaptı3 yıl önce
    Tekrarlayalım: “Haram yiyen leşger (asker) haramî olur. Haramînin sebati olmaz (döneklik eder), böylelerinin halinin ne olduğu malûmdur.”

    Günlerce konakladıkları elma bahçelerinden tek bir elma koparmayan, bağlıklardan geçtikleri sırada hararete dayanamayıp yedikleri üzümlerin asmasına kat kat ücretini bağlayan asker, işte bu anlayışın mahsulüdür ve bu fazileti sayesinde dünyanın hemen yarısını kılıcının ucuna takmış, feth-i mübîni gerçekleştirmiş, peygamber-i Zîşan (a.s.m.) tarafından övülmüştür.
    Faik Eryaşaralıntı yaptı3 yıl önce
    Vasiyetname “Bismillahirrahmanirrahim” diye başlıyor, ilk satırda Kostantiniye’nin fethi üzerinde duruluyor, bu ezelî sevda ile vuslat emeli Şehzade Mehmed’e tevdi ediliyordu. Otuz yıla yakın saltanatında yapılanların kısa bir dökümü verildikten sonra, Padişahın hususi arzuları sıralanıyordu:

    “Öldüğümüz zaman bizi Bursa’ya, camiimizin yakınındaki oğlumuz Alâüddin’in üç-dört arşın yanına gömünüz. Mezarımızın üstüne, büyük hükümdarlar için yapılan muhteşem türbelerden birini yaptırmayınız. Vücudumuzu doğrudan doğruya toprağa gömünüz ki, Cenab-ı Hakkın rahmetine işaret olan yağmur, üstümüze yağsın. Mezarımızın etrafına dört duvar yapınız ve hafızların oturmaları için kenarına mahaller koyunuz. Etrafımıza, evlat ve akrabalarımızdan kimseyi gömmeyiniz... Eğer Bursa’da ölmez isek naşımızı oraya naklediniz. Bu nakil bir Perşembe günü olsun ki, defin Cuma gününe rast gelsin...”
    Faik Eryaşaralıntı yaptı3 yıl önce
    Arnavutluk Seferi dönüşünde Bizans elçisi sıfatıyla Edirne’ye gelmiş bulunan meşhur tarihçi Phrantzes’i huzurunda buldu. İmparator Yoannis Paleologos ölmüş, yerine XI. Kostantin unvanıyla son imparator geçmişti, ama Padişah seferlerden fırsat bulup Kostantin’in İmparatorluğunu tasdik etmemişti. Şimdi Kostantin, son derece mütevazı bir üslupla, imparatorluğunun tasdikini istirham ediyordu. O esnada Sultan Murad acaba, “Bir Kostantin’in kurduğu Bizans, bir Kostantin zamanında yıkılacak ve Roma tacı oğlumun başını süsleyecek” diye düşünmüş müydü?

Kitap raflarında

    ummadov
    Hazynam
    • 55
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)