Çanakkale Destanı Gerçek Efsanelerin Öyküsü, İsmail Bilgin
Kitaplar
İsmail Bilgin

Çanakkale Destanı Gerçek Efsanelerin Öyküsü

Oku
237 yazdırılmış sayfalar
Bu kitabı okurken; Mehmetçiğin savaşta bile düşman askerine olan merhametine şahit olacak, 276 kiloluk mermiyi kaldıran, Seyit Onbaşı‘ya hayran kalacak, Nusrat Mayın Gemisinin, o boğazı düşmana dar eden ufacık bir geminin hikâyesini okurken, gözyaşlarınızı tutamayacaksınız…

Bu kitabı okurken; Seddülbahir‘deki çarpışmada tüfeği bozulunca, öfkeden deliye dönen Mehmet Çavuş‘un düşmana taşla, kürekle saldırışını, gözlerinizin önüne getirecek, Ertuğrul Tabyası‘nda küçük bir destan yazan Ezineli Yahya Çavuş‘un takımıyla tam 15 saat 2.500 düşman askerine karşı koyarken, sadece sabah bombardımanında siperlerine atılan 4.650 adet top mermisinin sayısında ürküp, titreyeceksiniz….

Bu kitabı okurken; adını raporlara yazmaktan çekinen Mahmut Sabri‘yi, savaş esnasında bile «Bu koca gövde ile siper almak zor oluyor» deyip de ayakta duran Binbaşı Halis Beyi, emrindeki subaylara «Ben size ölmeyi emrediyorum!» diyen Yarbay Mustafa Kemal‘i gözlerinizin önüne getirecek, ölme emrini yerine getirmek için birbiriyle yarış eden askerlerimizi hatırlayacak, o anları yaşayacak, toprakların değil, ağaçların, denizin bile titrediğini sanacaksınız…

Bu kitabı okurken, Çanakkale Destanı‘na tanıklık edeceksiniz…
İzlenim
Kitaplığıma ekle
Oku
1kitaplık
0İzlenimler
14Alıntılar

İzlenimler

👍
👎
💧
🐼
💤
💩
💀
🙈
🔮
💡
🎯
💞
🌴
🚀
😄

Kitabı ne kadar sevdiniz?

Giriş yap veya Kaydol
Saphire Denizaltısı’nın Çavuşu Logal tarafından ailesine yazılan mektubu okuyalım:

“Tahliye sandalı gelinceye kadar yarım saat suda kaldık. Kurumuş yapraklar gibi tir tir titriyorduk. Lâkin bereket versin, Türk zabitler bizi pek iyi karşıladılar. Sandal içinde zabitlerden birisi bana ceketini bile verdi. Türk mülazımı kıyafetine girdim. Bizi hemen ısıttılar. Bir şişe rom getirdiler. Bir nefesçik rom çekmek bilsen ne kadar büyük bir iyilik oldu bizler için.

Sonra bir kışlaya götürdüler. Orada elbise verdiler. Zira denize düşerken çırılçıplak olmuş idik. Bizi sonra İstanbul’a getirdiler. Bulunduğumuz mahalleye arada sırada Türk zabitleri geliyor. Bize sigara paketleri hediye ediyorlar. Hemen çoğu Fransızca biliyor. Hâlbuki biz başka bir muameleye tabi tutulacağımız sanıyorduk.”

Bene Raji adlı bir erin ailesine yazdığı mektup:

“27 arkadaştan on üç kişi yüzerek sahile yaklaşmaya çalıştık. Türkler âdeta yeniden dünyaya gelir gibi bizi bulup kurtardılar. Onlar bizi düşüncelerimizin çok ötesinde kabul ettiler. Düşün ki, artık kendimizi yorgunluktan bitmiş etmiş idik. Suyun soğukluğu, rüzgârın tesiri hepimizi titretiyordu. Bizi derhal bir sıcak odaya getirdiler. Azar azar konyak verdiler. Isıttılar. Bize sıcak tutucu elbiseler giydirdiler. Bizi İstanbul’a getirdiler. Hepimiz bir koğuşta yatıyoruz. Vaktimiz pek güzel geçiyor.”

Matt’ın ailesine yazdığı mektup:

“Saphire batarken hep denize düştük ve soyunarak yüzmeye başladık. Bir büyük sandal biz denizden topladı. Bu sandalda Türk subayları vardı. Subaylar kendi görevlerinin dışında fazlasıyla insani bir şekilde davranıyorlardı. Bize çay ve sıcak elbise vererek hemen ısıtmaya başladılar. Biz denizden Hazreti Âdem’in vücuda gelmesi gibi çırılçıplak çıktık.

Şimdi Türk yemeklerini yiyoruz. Her ne kadar alıştığımız yemeklere benzemiyorsa da gayet temiz lezzetli ve kuvvetli yemeklerdir.”17
Çanakkale, Faik Eryaşar
Faik Eryaşar
Çanakkale
  • 6
bookmate icon
Tek ücret. Yığınla kitap.
Sadece bir kitabı değil bütün bir kütüphaneyi satın alırsınız… hem de aynı fiyata!
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)