Grigory Petrov,A. Gökçe Bozkurt

Beyaz Zambaklar Ülkesinde

«Bilgi'siz, sarhoş ve aç halktan oluşan büyük bir devlet, bataklık bir zemin üstünde taşlarla yapılmış yüksek bir küle ye benzer.» Ülke halkının büyük bir kısmının, böyle kalabalık ve bilgisizlik içinde kalmasına seyirci kalmak ayıptır. Uygarlık ışığıyla aydınlanan her bir kimsenin buna ilgisiz kalması cinayettir.
Türkiye gibi pek çok açıdan essiz ancak ne yazık ki hala hak ettiği kıymete erişememiş bir ülkenin sancılarını yorumlama da iyi bir ışık, makul bir başlama noktası, faydalı bir kılavuz olacağını düşündürmesiydi.
Kitabı okuduğunuzda, nice benzerliğin yanı sıra günümüzde çok fazla dezavantaja da sahip olduğunuzu görmeniz kaçınılmazdır. İnanıyoruz ki kitabın basit ve etkili anlatımıyla, Finlandiya'nın bugünkü başarılı mevcudiyetinin temellerinin nasıl atıldığını birde bu gözle görmeye çalışmak, kendi ülkemizi ve toplumumuzu da bambaşka açılardan görebilmeye vesile olacaktır.
117 yazdırılmış sayfalar
Bunu zaten okudunuz mu? Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?
👍👎

İzlenimler

    Büşra Subir izlenim paylaşıldı3 yıl önce
    💡Çok Şey Öğrendim

    Bu kitabı okuduktan sonra yasadığınız günü ve bugüne gelene kadar yasanan bir cok adaletsizliği bir kez daha gözden geçiriyorsunuz . Görünüz bir tık daha derinleşirken “canlı sermaye” nin hayata katabileceklerine şahit olup hiçlikten varlığa varmanın aydınlığına ulaşıyorsunuz. Bir ulusun nasıl canlandığına bakarken gelişmişliğin zihniyetle olan bağıyla yüzleşiyorsunuz. Her bireyin en az bir kere okuması gereken bir kitap.

    Kerem Güneşbir izlenim paylaşıldı2 yıl önce
    👍Okumaya değer
    💡Çok Şey Öğrendim
    🎯Değer
    💞Bayıldım
    🚀Elden Düşmeyen

    Bir çırpıda okunacak bir kitap her TÜRK'ÜN okuması gerektiğini düşünüyorum. Çevremdekilere de okutmaya çalışacağım.

    Mustafa Özaşıkbir izlenim paylaşıldı7 ay önce
    👍Okumaya değer

    Bir ulusun yeniden doğmasını anlatan,tek kelimeyle "Muhteşem" bir kitap.

Alıntılar

    Elçin Amirovalıntı yaptı2 yıl önce
    Haçlı Seferi ilan etmiştir. Bunlar diyorlardı ki:

    “Aydın olmak, modaya uygun elbise ve şapka giymek, kolalı gömlek taşımak değildir. Aydın zümre, ulusun başı ve başındaki beyni sayılır. Ulus sizi iyi bir eğitim aldıktan sonra iyi bir aylık alın, akşamları kahvehanelerde iskambil veya domino masasının başına geçip eğlenin diye okutmamıştır. Böyle yapanlar gerçek aydınlar değillerdir. Onlar, aydınların küflenmişleridir. Okumuşların hepsi, ulusal zekâyı açmaya, ulusal vicdanı uyandırmaya, ulusal iradeyi güçlendirmeye zorunludur. Köylülere, işçilere ve halkın alt tabakalarına, nasıl daha iyi yaşayabileceklerini gösterin! Halka, hayatın değerini bilmesini ve onu korumasını öğretin. Bizim çorak vatanımızda da her köylü ve işçinin daha rahat, daha sağlam ve akla daha uygun bir hayat yaşayabileceğini anlatın.

    Halka, nasıl çalışmak gerektiğini öğretin. Ucuz ve sade olmakla birlikte, daha iyi evlerin nasıl inşa edilebileceğini gösterin. Kendilerinin ve çocuklarının sağlıklarının nasıl korunacağını anlatın. Mutlu bir ailenin nasıl kurulabileceğini, erkeğin kadına ve kadının erkeğe nasıl davranması gerektiğini ve çocukların nasıl eğitileceğini öğretin. Halkı, her işi zamanında yapmaya, disiplinli ve düzenli çalışmaya alıştırın. Kendisinin ve başkalarının haklarına saygılı olmayı öğretin. Bütün bu işlerde halka bizzat kendiniz örnek olun! Kendi aranızda ve halkla görüşmelerinizde halkın eğitmeni olun! Bütün Suomiyi büyük bir aile olarak görün. Bütün vatana da o gözle bakın. Unutmayın ki, en yoksul kömürcü, katrancı ve hizmetçi dul kadın da dâhil, bütün Fin ulusunun bireyleri sizin kardeşlerinizdir. Bunları eğitmek ve kültür alanında bizden daha eski olan ulusların arasına sokmak sizin görevinizdir. Unutmayın ki, halkın bilgisizliği, kabalığı, sarhoşluğu, hastalıkları, yoksulluğu, bunların hepsi sizin ayıbınız, sizin suçunuzdur.”
    Elçin Amirovalıntı yaptı2 yıl önce
    Çocuklar büyüyüp, erkekler delikanlı ve kızlar genç kız olunca, anne ve baba, gelecek hakkında parlak hayaller kurmaya başlarlar. Oğullarını mühendis, memur, tüccar, doktor, avukat veya iyi bir meslek sahibi yapmak isterler. Kızları içinse zengin bir koca aramaya başlarlar. Çocuklar için hep servet ve refah sağlamaya uğraşırlar. Bu şekilde annelik ve babalık görevini en iyi şekilde yaptıklarını sanırlar. Bundan dolayı Leo Tolstoy gayet doğru olarak şu sözleri söylüyor: ‘Hayattaki düzensizliklerin en büyük nedenlerinden birisi şudur ki, herkes hayatında sadece refaha ulaşmayı arzu eder, fakat bizzat çalışmak sayesinde hayatını daha iyi bir şekilde düzene koyma ihtiyacını duymaz.’
    günelalıntı yaptıgeçen yıl
    Aşağı tabakanın kusurları, kısmen yukarı tabakanın duyarsızlığından ileri gelmektedir.”

Kitap raflarında

    ozturkezgi
    Dünya Edebiyatı
    • 18
    • 7
    ozturkezgi
    Rus Edebiyatı
    • 7
    • 4
    sarikann
    Klasikler
    • 14
    • 3
    Ziya Kalafat
    Dünya Klasikleri
    • 14
    • 2
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)