Kitaplar
Harvard Business Review

Yöneticinin El Kitabı

Başarılı ve güçlü bir lider olmak için her gün önünüze dikilen problemleri çözmeniz gerekir. Kurumsal süreçleri gözden geçirmeli, bütçe oluşturmalı, görevleri doğru kişilere paylaştırmalısınız. İş dediğimiz şeyin kişisel boyutu da çok güçlüdür. Yeri gelir bir çalışana koçluk yaparsınız, yeri gelir üstünüzle bir meseleyi tartışırsınız. Bu tip her türlü durumda göreviniz, empati kurmanızı, güçlükleri yenmenizi ve mutlaka ama mutlaka bir amaç gütmenizi gerektirir. Başarılı olmak için pratik becerilerinizi geliştirmelisiniz. Bunu da içinize dönerek, kişisel gelişiminize yatırım yaparak yapmalısınız.

Elinizdeki kitap, size bu konularda pratik ipuçları ve yöntemler sunuyor. Kitapta ayrıca, gündelik başarınız ve mesleki gelişiminiz açısından önemli konularda kısa açıklamalara da yer verdik. Harvard Business Review dergisi yazarlarının uzmanlıklarına dayanılarak hazırlanan bu kitap, hem klasik makaleler hem de yeni fikir ve araştırmalardan elde edilen temel kavramları ve en iyi uygulamaları içeriyor.

Bir lider olarak kendi gelişiminize yatırım yaptığınızda, başkalarının hayatını etkileme gücünüzün ne kadar fazla olduğunu anlamaya başlarsınız. Başarı kriterleriniz artık şirketinizde imza attığınız inovasyon, gelişimindeki payınız ve tüm sektörü etkileyen, altında imzanız bulunan yeniliklerdir. Ödülünüzü arayıp bulacağınız yer şirketinizin başarısı veya başarısızlığı etrafındaki ekosistemdir. O ödüllerse katkıda bulunduğunuz ekonomik gelişme, hizmet sunduğunuz müşteriler veya desteğinizi verdiğiniz insan topluluklarıdır. Diğer taraftan, liderliğinizin etkisini sizin için çalışan kişilerin mesleki ve özel hayatlarında ve elde ettikleri başarılarda da görebilirsiniz.
378 yazdırılmış sayfalar
Yayınlanma yılı
2018
Bunu zaten okudunuz mu? Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?
👍👎

Alıntılar

    Erdem Yeşilyurtalıntı yaptı5 ay önce
    Harvard Business School hocalarından, aynı zamanda Medtronic şirketinin eski yönetim kurulu başkanı Prof. Bill George şöyle diyor: “Bir başkasının taklidiyseniz insanlar size güvenmez. Size güvenmelerini sağlamak için özgün bir lider olmak zorundasınız.” George ve meslektaşları “özgün liderlik” olarak adlandırılan bir kavram geliştirdiler. Bu kavrama göre en başarılı liderler, işlerinde ciddi bir kişisel çaba ortaya koyanlardan çıkıyor. İşlerini aşkla yapıyorlar. Değerlerinden taviz vermiyorlar. Şirketlerindeki çalışanlarla aralarında açık ve anlamlı bir ilişki kurabilen bu liderler, sonunda onların kendilerine gözü kapalı güvenmesini sağlıyorlar. Gözü kapalı güveniyorlar çünkü o güç maskesinin ardındaki kişiyi tüm açıklığıyla görüp tanıma şansına sahipler. Güveniyorlar çünkü karşılarındaki kişi, bütün amaç, hedef ve değerlerini ve neyi neden yaptığını kesinlikle saklamıyor, gizli kapaklı bir iş yürütmüyor. İşte bu özgünlük faktörü, güçlü bir karaktere sahip olmanın asli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.
    Erdem Yeşilyurtalıntı yaptı6 ay önce
    Friedman, “iş-özel hayat dengesi” sözünün aslında yanlış olduğunu savunuyor. İş, aile, arkadaşlar, tanıdıklar ve kişisel gelişimin kesintisiz bir süreç olduğunu, aralarında mükemmel bir denge kurulamayacağını iddia ediyor. İş de hayatın bir parçasıdır zaten. Başarılarınızı ailenizle kutlar, dostlarınıza işte başınızdan geçenleri anlatır, onlardan mesleki öneriler alır, uzmanlığınızı onlarla paylaşırsınız. Bütün bu ortamlarda liderlik anlamında kaydettiğiniz gelişmelerden (Friedman’ın koçluğunu yaptığı, gönüllülük esasına dayalı mahalli bir halk komitesinde görev aldıktan sonra liderlik deneyimi kazanan ve ailesiyle de ilişkisini güçlendiren yönetici gibi) başkaları da yararlanır.
    Kariyerinizin devamlılığını sağlamak için, hayatınızın bu unsurlarını, mutluluğunuzdan ödün vermeden birbirleriyle birleştirmeniz gerekir. Friedman, mesleki geleceğinizin, iş dışında dolu dolu bir hayat sürebilme becerinizle bire bir bağlantılı olduğunu savunuyor. Özgün liderler, kendilerini çok iyi tanıyan, neleri önemsediğini bilen, ofisteki hayat kadar ofis dışındaki hayatı tanıyan kimselerden çıkıyor.
    Sağlığınız ve mutluluğunuz işinizden önemlidir. Onları tehlikeye atmamalısınız. İş hayatıyla özel hayat arasında sağlıklı bir denge bulamazsanız sağlığınızdan olursunuz. Hipertansiyon, uyku bozuklukları, depresyon, madde bağımlılığı gibi sağlık problemleri böyle bir tabloda gelip yakanıza yapışıverir. İnsanlarla ilişkileriniz de bunun bedelini ağır bir biçimde öder. Özel hayatınızdaki görevlerinizle mesleki görevleriniz arasında sistematik ve sağlam bir denge kurarsanız, sağlığınızı koruduğunuz gibi ailenizin de stresli zamanlarda feraha daha kolay çıkmasına yardım etmiş olursunuz.
    Erdem Yeşilyurtalıntı yaptı6 ay önce
    Hafta sonunuzdan taviz vermeyin
    Hafta sonları dinlenmek, nefes almak ve insanlarla sosyal ilişki kurmak içindir. Tamam, belki net 48 saatlik bir süreyi kendinize ayıramayabilirsiniz ama e-postaları okuyup cevaplamak veya önemli projeler üzerinde çalışmak için mutlaka belli zaman dilimleri ayırmalısınız.
    Tatilinizden feragat etmemenizin yolu, zamanınızı hafta içi sistemli kullanmaktan geçer. Beş mesai günü içinde tamamlayamayacağınız işler için pazarlık yapın. Saatlerinizi dikkatli kullanın, işleri yaymayın, tüm önemli işleri haftanın son gününe sıkıştırmayın. Son olarak, hafta sonu için kişisel planlar yapın. Bu planları mutlaka ama mutlaka gerçekleştirme hedefiyle hareket ederseniz, şirketin işlerini yapmamak için de kendinize çok sağlam bir gerekçe bulmuş olursunuz. Hafta sonu maça veya konsere gitmek için sözleştiğiniz birileri olursa, Cuma günü mesai bitiminden önce işlerinizi bitirmek için daha fazla istekli olur, zamanınızı daha özenli kullanırsınız.

Kitap raflarında

    Sakina
    Buissness
    • 7
    • 2
    bulutmert
    İş Kitapları
    • 60
fb2epub
Dosyalarınızı sürükleyin ve bırakın (bir kerede en fazla 5 tane)